23/08/2019 Gezi Adrasan

UFUK'LA GEZ BAKALIMDA BU HAFTA

ADRASAN:

Bir garip dinginlik,
Bazen ise çılgınlık,
Çoğu gençlik ateşinde,
Altmışında delikanlılık.

Öyle demişti Adrasan da tanıştığım Hayrullah abi. Aslen Gaziantep'li fakat son 10 yıldır Antalya merkezde yaşayan tatil ahbabımız.

Adrasana uzun İstanbul Antalya yolculuğu ile ulaşım sağlamıştık. Hayallerimiz öyle güzeldi ki ne yazık ki kamp alanları diye gecelik çadıra 100 - 120 TL ücret isteyen ve kamp alanı olmak dışında çok farklı olan garip yerleri görünce üzülmedim değil. Kamp deyince benim aklım önce toprağa, sonra ağaca, sonra gökyüzüne gidiyor. Betonun olmadığı yeşile gömülü olan alanlara yani...

Neyse girdik bir şekilde adrasan merkeze sol tarafımıza aldık o tertemiz dingin mi dingin Akdeniz sularını. Akşama doğruydu saat, çadır kuracak yer arayıp duruyorduk, milli park ve sit alanı ilan edildiğinde plajın etrafında çadır kurabilecek hiçbir yer bulamadık. Etraf zaten işletmelerle dolup taşmış. Her adım başı gözlemeci bulmak, balık restoranına rastlamamak imkansız. Butik oteller, pansiyonlar vs. Ormana dair olan heryer bir şekilde kapılmış ve işletmelere verilmiş.

Çıktık orman tarafına çadır kurulmuyor dediler, oradan indik, arkada gözden ırak bir koyun olduğu çakıl taşlı bir alan bulduk. Bir kaç çadır atılmıştı, bizde kurarız dedik indik ilk çadırımızı kurduk ve koyulduk yola biraz kayıntı yapmaya. Kısa bir atıştırma sonrası geri geldiğimizde maalesef ki orada da çadır kurmaya izin verilmiyormuş ikinci defa yıkıldık. Fakat kararımız kesindi ki bu geceyi burada geçirecektik, apar topar toplandık indik tekrar sahile, hava karartmak üzereydi ki çaresiz kalıp çadırı sahilde beton bir boşlukta kurma fırsatımız oldu. Betona kurulan çadır maalesef zor durur yerinde. Neyse ki yolculuğun yorgunluğunu atabilmek için vurduk kendimizi uykuya.

Sabahın erken saatlerinde kalkıp hemen 25 adım ilerimizde duran denize doğru koştuk ki özlemimizi giderelim. Plaj ince kum ve küçük çakıldan ibaret deniz çarşaf gibi. O serin suya bıraktık kendimizi. O kadar sakin ve yumuşak geldi ki bize Antalya'daki özel deneyimlerimizden birini daha yaşamış olduk. Etraf gündüz gözüyle daha güzel tabi, arkamızı döndük ki her taraf çam ağacı, yeşil alan bolca, fakat dağlık alan olduğundan gidip oturayım, sofra kurayım maalesef olmuyor. Denize girerken geldi selam verdi bize Hayrullah abi, kızını yüzdürecekmiş birlikte yüzer misiniz diye. Olur dedik başladık muhabbete, eskiden buralarda çadır atmak daha rahattı, hatta geçen sene (2018 den bahsediyor) gelip tam şuraya çadırlarımızı kurup rahatça keyif yapardık dedi. Ben mangalı yakar, kebaplar şişlerdim. Açardık bir de şile diyerek... Fakat bu sene her yeri çevirmişler, işletme üstüne işletme, tamam güzel de bu kadarda olmaz dedi.

Birkaç laf sonrası vedalaştık. Sonra zaten yolumuza koyulduk. Anlatmaya gelince, adrasan koyu 2 km mesafeli tertemiz ve durgun suyu ile Akdeniz de ayrı bir cennet köşesi daha, Plajda şezlong ve şemsiyeler ücretli kiralanıyor, sular ise ücretsiz. Zabıta ekipleri ve jandarma belirli aralıklarla teftiş çıkıyor, halkın huzuru ve güvenliğinin gayet güzel bir uygulama. Ateşi yerde değil mangalınızda yakabiliyorsunuz. Plajda boş olan her yere istediğiniz şekilde kurulup güneşlenmeniz mümkün. Kamp yapmak için pek uygun bir yer olmamakla birlikte, çadır kent denilen yerlerde konaklarım diyen olursa eğer önceden araştırıp gidebilir. Yeme içme için birçok mekan olduğunu önceden söylemiştim. En çok da yan yana gözlemeciler, lezzete göre fiyat eh işte dedirtiyor, çünkü yol üstünde ne gözlemeler yedikte tanesine 12 TL den fazla vermedik. Nargile kafe olarak hizmet veren mekanlarda birden fazla. Bakkal ve büfeler gece belli saatlere kadar açık bir şekilde hizmet veriyor. Müzik dinleyip eğlenebileceğiniz mekanlarda mevcut.  Burada sabah tekne turu yaparak çevre koylara gidebiliyorsunuz. Akşam 5 gibi de son buluyor. Tatilimi deniz kum güneş, ne çok sıcak ne çok rüzgar ile geçirmek istemiyorum diyenler için çok ideal bir yer. Şöyle bir Akdeniz turu yapayım derseniz uğramanız gereken yerlerin listesine Adrasanı mutlaka eklemelisiniz. Sadece çadır atmak için düşünmeniz gerekiyor.

Antalya Kemere geldikten sonra tabela takibi ve navigasyon ile ulaşım sağlayabilirsiniz. Km ve yol ölçümü yapmadığımız için ve şahsi araç ile gittiğimiz için toplu taşıma detaylarını öğrenebildiğim kadarıyla yazıyorum. Doğrudan otobüs bulunmadığını gözlemci Ayşe teyzeden öğrendik, otobüs ve minibüs ise yaz aylarında Antalya dan oluyormuş. Ben söyleyenin yalancısıyım. Otostop da yapanlar var, arabamız doluydu alamadık kimseyi. Akşama doğru sadece denizi izlemek, güneşi teninde hissetmek isteyenler uğrasın derim. Hayat görünce güzel, güzellikle kalın sevgiyle kalın.

Tüm Hakları Gizlidir www.mansetoku.com ©

Keyifli zamanlar geçirmeniz dileklerimizle.