Siyaset kamuoyu bugünlerde tek bir soruyu tartışıyor: "Randevu için AK Parti mi gerekiyordu?" Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin AK Parti yönetimine geçmesiyle birlikte, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un yaklaşık iki yıldır bekletilen görüşme talebine olumlu yanıt vermesi gündeme bomba gibi düştü. Muhalefet kanadı, Bakan Kurum'an Bursa’ya 2 yıl sonra gelen davet hamlesini "hizmette siyasi ayrımcılık" olarak nitelendirerek sert eleştirilerde bulundu. Bursa halkının projeleri için gereken onayların neden bu kadar süre bekletildiği merak konusu oldu.
Yaşanan bu gelişme, yerel yönetimler ile merkezi hükümet arasındaki ilişkinin sınırlarını bir kez daha tartışmaya açtı. "Randevu için AK Parti mi gerekiyordu?" eleştirilerine yanıt aranırken, belediyenin yeni yönetimi projelerin hızlanacağı müjdesini verdi. Ancak kamuoyunda, Bakan Kurum'dan Bursa’ya 2 yıl sonra gelen davet içeriğinin sadece bir nezaket ziyareti değil, bekleyen dev bütçeli yatırımların onaylanma süreci olduğu konuşuluyor. Hizmetin siyasi aidiyete göre şekillenip şekillenmediği sorusu, sosyal medyada en çok paylaşılanlar arasına girdi.
Analistler, Bursa'daki bu durumun diğer belediyeler için de bir emsal teşkil edebileceğini belirtiyor. "Randevu için AK Parti mi gerekiyordu?" tartışması sürerken, Bakanlık kaynakları randevunun yoğun çalışma temposu nedeniyle şimdiye kadar ertelendiğini savunuyor. Ne var ki, Bakan Kurum'dan Bursa’ya 2 yıl sonra gelen davet tesadüfü, vatandaşlar nezdinde ikna edici bulunmadı. Bursa'nın kentsel dönüşüm ve ulaşım dosyalarının Ankara'da nasıl bir hızla işleme alınacağı, önümüzdeki günlerde netleşecek. Bu süreç, siyasi etik tartışmalarının odak noktası olmaya devam edecek.