Dünya siyasetinde sular bir kez daha Donald Trump’ın hamlesiyle dalgalandı. Star Gazetesi’nin aktardığı son dakika bilgisine göre Trump, kurmaylarına hitaben **"Sıkıştırın şunları"** diyerek İran’a yönelik ekonomik ve askeri baskının dozunun artırılmasını emretti. **trump-iran-kasintisi-sokak-agzi-yeni-gerilim-ne-olacak.html** başlığıyla gündeme oturan bu gelişme, "kuşatmayı büyütün" talimatıyla birleşince bölgede tansiyonu yeniden en üst seviyeye çıkardı. Karar Gazetesi’nin analizlerine göre, Trump’ın bu çıkışı sadece bir retorik değil, Basra Körfezi’ndeki askeri varlığın tahkim edilmesi anlamına geliyor. Tahran yönetimi ise bu tehditlere karşı misilleme hakkını saklı tuttuğunu belirterek teyakkuza geçti.
Peki bu işin sonu nereye varacak? Uzmanlar, **Trump yine kaşıntı peşinde** yorumlarını yaparken, bu stratejinin İran’ı masaya oturtma çabası mı yoksa sıcak bir çatışmanın habercisi mi olduğu sorusunu tartışıyor. 230 kelimelik bu kritik rapor gösteriyor ki; kuşatma planı hem enerji hatlarını hem de küresel barışı doğrudan tehdit ediyor. Eğer yaptırımların kapsamı daha da genişletilirse, Hürmüz Boğazı’nın kapatılması gibi radikal senaryolar yeniden masaya gelebilir. Şu an için kesin olan tek şey; Trump’ın İran’ı gözüne kestirdiği ve önümüzdeki haftaların Orta Doğu için oldukça sıcak geçeceğidir. Washington-Tahran hattındaki bu restleşme, petrol fiyatlarındaki dalgalanmayı da beraberinde getirdi.
Bunun en önemli sonucu şu: Trump, "Maksimum Baskı" politikasını bir üst seviyeye taşıyarak İran'ın etkisini kırmayı hedefliyor.
Asıl dikkat edilmesi gereken nokta: Talimatın üslubu, diplomatik kanalların tamamen kapandığına işaret etmektedir.
Bu olay şuraya gider: Eğer İran ekonomik olarak köşeye sıkışırsa, bölgesel müttefikleri üzerinden karşı hamle başlatabilir.