Gözler bu ortak bildirideydi: Eski diplomatlardan İsrail'e karşı sert tepki! İşte o çarpıcı detaylar...
Uluslararası diplomasi çevrelerinde uzun süredir merakla beklenen ve tüm gözlerin çevrildiği kritik ortak bildiri nihayet yayımlandı. Birleşik Krallık ve Fransa başta olmak üzere Batı'nın önde gelen eski büyükelçileri, kıdemli diplomatları ve uluslararası hukuk uzmanları, İsrail’in bölgedeki askeri politikalarına karşı tarihe geçecek sert bir duruş sergiledi.
Batı Başkentlerinin Sessizliğine Tarihi İtiraz
Onlarca deneyimli ismin imzasını taşıyan bu kapsamlı metin, Batılı hükümetlerin yıllardır sergilediği diplomatik eylemsizliğe ve çifte standart politikalarına açık bir meydan okuma niteliği taşıyor. Bildiride, İsrail'in Gazze başta olmak üzere Filistin topraklarında sürdürdüğü yıkıcı operasyonların artık insani sınırları tamamen aştığı ve küresel vicdanı yaraladığı vurgulandı.
Eski diplomatlar, kaleme aldıkları ortak raporda, Batılı müttefiklerin mevcut tutumunun sadece yaşanan trajedilere göz yumulması anlamına gelmediğini, aynı zamanda uluslararası hukukun evrensel temel ilkelerinin de açıkça ihlal edilmesi sonucunu doğurduğunu belirtti. Metinde yer alan en çarpıcı ifadelerden biri, "Filistin halkı ve toprakları gözlerimizin önünde sistematik biçimde siliniyor. Bu vahim tabloya karşı sessiz kalmak, işlenen suçların doğrudan suç ortağı olmak demektir" uyarısı oldu.
Avrupa diplomasi kulislerinde yankı uyandıran bu hamle, görev süreleri sona ermiş olsa dahi kıdemli bürokratların hükümetleri üzerindeki kamuoyu baskısını artırma çabası olarak değerlendiriliyor. Londra ve Paris yönetimlerinin bu sert uyarılar karşısında nasıl bir tutum takınacağı şimdiden merak konusu haline geldi.
İsrail Gazze'de çadırları hedef aldı: Biri çocuk 2 ölü
Diplomatik çağrılar sürerken sahada sığınmacı kamplarına yönelik saldırılar aralıksız devam ediyor.
Uluslararası Adalet ve Acil Yaptırım Vurgusu
Bildirinin odak noktalarından bir diğeri ise uluslararası yargı mekanizmalarının işletilmesi oldu. İngiliz ve Fransız eski diplomatlar, başta Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) olmak üzere tüm küresel adalet mercilerinin kararlarının siyasi çıkarlara kurban edilmemesi gerektiğini savundu. Siyasi mülahazaların insan hayatının önüne geçemeyeceğinin altı çizilerek acil yaptırım kararlarının alınması talep edildi.
Uzmanlar, yayımlanan bu bildirinin özellikle sivil toplum kuruluşları ve akademik çevreler nezdinde büyük bir kartopu etkisi yaratacağını öngörüyor. Önümüzdeki günlerde diğer Avrupa ülkelerinden de benzer deklarasyonların gelebileceği ve parlamentolarda yoğun tartışmaların yaşanacağı tahmin ediliyor.
Küresel barış ve hukukun üstünlüğü ilkelerinin yeniden tesisi için çağrıda bulunan imzacılar, uluslararası toplumun daha fazla gecikmeden somut adımlar atması gerektiğinin altını bir kez daha çizdi.
ku